HAKKÂRİ’DE 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ

Hakkâri’de "15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü" dolayısıyla bir program düzelendi.
 
 
Programa Valimiz Sayın Cüneyit Orhan TOPRAK, Yüksekova 3.Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Metin TOKEL, Dağ ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Emre TAYANÇ, Belediye Başkan Vekili Cüneyt EPCİM, Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat ŞAHİN, Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer PAKİŞ, Adalet Komisyonu Başkanı Yusuf KAYA, Vali Yardımcısı Bekir ABACI, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ferdi KORKMAZ, İl Emniyet Müdürü Süleyman Suvat DİLBEROĞLU, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ayhan DAL, Durankaya Beldesi Belediye Başkanı Fatih KESKİN, STK temsilcileri, kurum müdürleri ve binlerce vatandaş katıldı.
 
Program, Vali Sayın TOPRAK, protokol üyeleri ve vatandaşlarımızın katılımıyla Bulvar Caddesi üzerinden Valilik önüne kadar devam eden 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü yürüyüşü ile başladı. Ellerindeki Türk bayrakları ile yürüyen vatandaşlar zaman zaman tekbir getirerek "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez " şeklinde slogan attı.
 
 
Daha sonra Valilik önünde İl Müftülünde görevli imamlar tarafından "Sela" okunmasıyla devam eden programda saygı duruşunda bulunularak İstiklâl Marşı okundu. Kur’an-ı Kerim Tilavetinin ardından bir konuşma yapan Valimiz Sayın Cüneyit Orhan TOPRAK, bundan bir sene önce Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütünlüğüne, vatanımıza, bayrağımıza ve ülkemize karşı çok hain ve kalleşçe bir darbe girişimi yaşandığı anımsattı.
 
Milletimizin ve ülkemizin gözbebeği olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere devletin bütün kademelerine yaklaşık 50 yıldır süren ince hesaplarla sızan FETÖ’cü hainlerin, yeterli güce ulaştıklarını düşünerek o hain planlarını uygulamaya koyduklarını ifade eden Valimiz Sayın TOPRAK, şunları söyledi:
 
 
        "Artık devletimizin bütün kademelerine sızdık bilhassa Türk Silahlı Kuvvetlerine bu darbeyi yapacak güce ulaştık diye bir düşünceye kapılarak geçen sene bugün düğmeye bastılar. Fakat tahmin etmedikleri akıllarının ucundan dahi geçirmedikleri büyük bir direnişle karşılaştılar. Ben öncelikle bu direnişin İlimizde gözle görünür bir şekilde kuvvetle cereyan etmesinde rol oynayan Hakkârili kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Ülkemizin en uç noktasında yıllardır terör belasıyla mücadele eden bu kahraman vatandaşlarımız demokrasiye, bütünlüğümüze, seçilmişlerine karşı, Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı devletimize, bayrağımıza karşı bir kalkışma olduğunu çok hızlı bir şekilde değerlendirerek daha ne olduğunun tam belli olmadığı gece saat 23.00’dan itibaren meydanları doldurdular ve ağırlıklarını ortaya koydular. Allah hepinizden razı olsun. Bu 15 Temmuz’u diğer darbelerden ayıran kendine has bazı özellikleri var. Ben bunların en önemli iki tanesini belirtmek istiyorum. Bir kere 15 Temmuz kökü dışarıda olan, planlayıcısı dışarıda olan ülkemizin bölünmesine, bayrağına, milletimizin birliğine karşı yapılmış dış odaklı bir darbe girişimiydi. 1966 yılından beri FETÖ’nün lideri olan şahıs ilmek ilmek bunu dokuyarak devlete sızarak ve başkalarının elinde oyuncak olarak bu darbe teşebbüsünü gerçekleştirmeye kalkıştı. Allah korusun böyle bir başarı söz konusu olmuş olsaydı diğer darbeler gibi değil tabiri caizse anahtar teslimi şeklinde güç aldıkları dış odaklara ülkemizi teslim edeceklerdi. Tam bir istikrarsızlık, kaos ortamı devlet kademeleri iflas etmiş, zayıf bir haldeyken bazı odaklara bizi teslim edeceklerdi. Bu yönden bir ayrıcalıkları var. İkincisi de Türk Silahlı Kuvvetlerimizin o şerefli üniforması içine girmiş hainler, utanmadan sıkılmadan Türk milletine en vahşi şekilde muamele ettiler.
 
 
Biliyorsunuz 250 şehidimiz, 2.193 tane gazimiz var. Gözlerini kırpmadan o masum insanlara, kadınlara, yaşlılara ve çocuklara ateş açtılar, silah çektiler, tank doğrulttular ve öldürmekten de hiç çekinmediler.  Bu da bunların ne kadar gözü dönmüş neleri göze aldıklarını göstermekte. 8 tane 18 yaşın altında evladımız bu kalleşler tarafından şehit edildiler. Şundan emin olun ki bu hainliği yapan bu şerefli üniformayı kirletme cüretini gösteren bu hainler hak ettikleri cezayı alacaklar. Devletimiz büyük bir temizlik yapıyor şu anda. Hakkâri’de bizler başta olmak üzere ülkemizin her köşesindeki Valilerimiz, Kaymakamlarımız, Bakanlıklarımız haksızlığa uğratmadan insanları o FETÖ’ye beynini kiraya vermiş satmış insanları bulup atmak için çok ciddi çaba sarf ediyor. 100 binin üzerinde biliyorsunuz ihraç var. 40-50 civarı tutuklama var. Bunları silkeleyip atmak için uğraşıyoruz. Haksızlığa uğradığını düşünen olabilir. Herkes hata yapabilir, bilgilerinde yanlışlık olabilir karışıklık olabilir. Kendisini böyle hissedenlere de adaleti tekrar tesis etme adına yeni bir yönetmelik çıktı. Pazartesi gününden itibaren müracaatlar Valiliklere ve ilgili OHAL kararlarına itiraz komisyonlarına başlıyor. Yine kılı kırk yararak orada incelenecek ve hak etmeden atılanlar tekrar mesleklerine iade edilecekler. Buradan da yanlış karar çıktığını düşünenler yargı yoluna gidecekler. Bu kadar büyük bir saldırı altında dâhi görüyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti hala kılı kırk yarıyor, hala bir vatandaşımız haksızlığa uğramasın, üzülmesin, devletinden uzaklaşmasın diye çaba sarf ediyor."
 
 
Milletimizin 15 Temmuz’daki hain darbe girişimini engellemek için tankın üstüne değil tankın altına yattığını ifade eden Valimiz Sayın TOPRAK, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
 
"Milletimiz hiç çekinmeden tankın altına girdi. Bu nasıl bir vatan, millet, demokrasi aşkıdır ki yöneticilerini, devletini, Başkomutanını, Cumhurbaşkanını, hükümetini koruma adına bu cesareti gösteriyor. Kadınlarımız o ne olduğunun farkında olmayan Mehmetçiklerimize yavrum hayatın hapislerde çürüyecek yapma gel diye bir taraftan çağrı yaparken bir taraftan da kamyonun direksiyonuna geçip insanları belli bölgelere taşıyordu. Hepsi birer kahramana dönüştü aniden. Bizi hiçbir zaman başaramayacakları bölme planlarının da ne kadar boş ve mümkün olamayacağını da görme şansını verdi bu gece. Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Arap diye yıllardır bu kültürel zenginliklerimizi bir ayrıştırma ve bölme vesilesi yapmak isteyenler gördüler ki aniden hepsi bir araya gelmiş ve yumruk gibi kenetlenmiş. Bunu gören iç ve dış nifaklar tabii şoka girdiler. Bu Türk milleti bölünmüş gibi gözüküyordu birbirlerini eleştiriyorlardı, kırıyorlardı, döküyorlardı ne oldu bu adamlara diye şaşırdılar.
 
 
Daha neyin ne olduğu belli olmayan, ne kadar büyük bir gücün karşımızda olduğu belli olmayan bir ortamda ben gece 23.30-24.00 gibi Hakkâri meydanına geldiğimde yüzlerce vatandaş bizleri karşılayarak bağrına bastı. Bu vatandaşlarımız kendi kendine gelmişler. Daha o anda da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklama yapılmamıştı. Yine bu şekilde ellerinde bayraklarla seçtiklerine, iradelerine, devletlerine, bayraklarına sahip çıkıyorlardı. Allah razı olsun hepsinden. Ondan sonra da Sayın Cumhurbaşkanımız Başkomutanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın şehrin meydanlarına gidin, havaalanlarına gidip çağrısından sonra bu kalabalıklar sanki üzerlerine benzin dökülmüş gibi daha da ateşli bir şekilde vatan millet aşkıyla havaalanları, meydanları, yolları doldurdular. Bu hain darbeye kalkışanlar şok geçirdiler, inanamadılar nasıl böyle bir şey olabilir diye. Biliyorsunuz zamanın dışında okunan selalar anlayışımıza göre cihat çağrısı manasına gelmektedir. Biraz öncede dinledik tüylerimiz diken diken oldu. Arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. O duyguyu daha da canlandırdı, kenetlendirdi. Bedeli ağır oldu 250 tane canımızı kardeşimiz kaybettik belki ama onlarda zaten bu kutsal değerlerimiz uğruna canlarını verdiler. Bunu da bir daha görme ve yaşama imkânını bize verdi o şehit kardeşlerimiz. Ben inanıyorum Hakkâri’de de böyle bir ortam olsaydı bu karşımda duran aslan kardeşlerim de onlardan daha az tepki vermezlerdi.  O gece hain girişimin akamete uğratılması başarısız hale gelmesinde birkaç tane faktörün çok önemli olduğunu gördüm. Tabi ki birincisi Cumhurbaşkanına, hükümetine, devletine, bayrağına, millî beraberliğimize sahip çıkan yerine göre tankın altına yatan yüce milletimiz bu darbenin başarısızlığa uğratılmasında en önemli ve en büyük rolü oynadı, onlara ayrıca teşekkür ediyorum. Şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum. Yıllardır bu bölgede devam eden bu terör belasıyla gece, gündüz, yağmur, çamur, kar, soğuk, sıcak, akrep, yılan, kaya, uçurum demeden mücadele eden şehit olmaktan, gazi olmaktan bir saniye korku duymayan, vatan savunması için gözünü kırpmadan göreve atılan kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine de kuvvetli bir alkış istiyorum. Bu silahlı kuvvetlerimiz o gecede peyderpey alçakça o hain planlarını uygulayarak 50 sene boyunca sürdürdükleri ve silahlı kuvvetlerde de gücü ele geçirdiklerini düşündükleri bu hainlere o gece en şiddetli direnişlerden birini gösterdiler.  
 
 
Emniyet güçlerimizin de içine de biliyorsunuz uzun yılladır bir sızma olmuştu. Fakat 2-3 yıl önce büyük bir mücadele yapıyorduk ve büyük oranda bir temizleme yapmıştık emniyet teşkilatında. Buradan bir direniş olacağını düşündükleri için o hainler gittiler ülkemizin gözbebeği her biri kahraman savaşçı evlatlarımız özel harekâtı bombaladılar, Ankara emniyetini bombaladılar ve polis araçlarına bomba yağdırdılar. Bu hainler milletimizin sizlerin vergileriyle alınan o F-16’ları, o tankları, o silahları teröre, düşmana, hainlere değil maalesef Türk milletine çevirdiler ve cevaplarını da aldılar. Bundan sonra da böyle bir girişimde, denemede bulunmanın başlarına neler getirebileceklerini çok net şekilde gördükleri için artık böyle bir şeyi düşünemeyecekler. Belki de düşündüler ki biz çıkarsak millet bizi alkışlar her zaman ki gibi. Ya millet anlı, şanlı, şerefli Türk ordusunu alkışlar Türk ordusunun arkasından gider, hainlerin arkasından değil. Hakkâri’de Emniyet Müdürümüz ve komutanlarımızla beraber bu meydanda yürüdüğümüz zaman halkımız bizleri bağrına basmak için sıraya giriyorlar. Bir üsteğmenlerini, bir başçavuşlarını gördüklerinde duygulanıyorlar, gurur duyuyorlar, oturuyorsa ayağa kalkıyor bu kahraman şanlı, şerefli benim Hakkârili vatandaşım. Valisini gördüğü zaman o askerliğin tanımıyla tatlı bakış sergiliyor, sevgi hissediyorum ben o gözlerde. Niye Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına sizlere hizmet ettiğimizi düşündükleri için böyle yapıyorlar. Gel bize darbe yap, seçtiklerimizi, irademizi, milletvekillerimizi, Valimizi içeriye at öldür diye yapmıyorlar. Her halde bunu da çok iyi anlamışlardır bu hain bozuntuları, kalıntıları.
 
Ben böyle bir gece sizlerle beraber olmaktan duyduğum mutluluğu memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Burada bir yılı doldurduk hemen hemen. Yani Valilik yapmanın zevk verdiği, hizmetin zevk verdiği, çarşısını, pazarını, esnafını, köyünü, kasabasını gezmenin zevk verdiği sevgiyle muhabbetle karşılandığımız böyle güzel bir vatan toprağında, böyle güzel insanlarla valilik yapma imkânını verdiği için Allah’ıma tekrar şükrediyorum. İhtiyaç olduğunda yanımızda görmek istediğimizde siz değerli kardeşlerimizi her zaman yanımızda gördük. Bu güzel tabloyu beraber yaşadık. Aynı tablo geçen sene demokrasi nöbeti boyunca bir buçuk ay boyunca sergilendi. Kadınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz Allah hepinizden razı olsun. Bu duruşumuzu, bu birlik bütünlüğümüzü koruduğumuz müddetçe hiçbir iç ve dış mihrak bizi bölemeyecek parçalayamayacak. Tam tersine gün ve gün yıl ve yıl daha da güçlenerek daha da birlik ve beraberlik içerisinde dünyada sözü ve adı geçen saygı duyulan bir ülke olacağız hep beraber. Allah hepinizden razı olsun. Ben bu vesileyle tekrar tarih boyunca bu topraklarda taşımaktan günün 24 saati her saniyesi gurur duyduğum arabamda da taşımaktan Türk bayrağının özgürce dalgalanması milletçe birlik beraberlik içerisinde yaşamamız, demokrasimiz ve vatanımızın bütünlüğü için tarih boyunca şehit olan bütün şehitlerimiz önünde saygıyla eğiliyorum, minnet şükran duygularımı arz ediyorum. Ayrıca bugün bir araya gelmemize vesile olan 15 Temmuz kahramanı şehit kardeşlerimizi de minnet ve şükranla anıyorum, saygınla önlerinde eğiliyorum. Gazilerimize acil şifalar diliyor aileleriyle mutlu, huzurlu güzel bir gelecekte yaşamalarını temenni ediyorum.  Cumhuriyetimizin kurulmasında cansiperane rol oynayan yıllarca cephelerden gelmeyen başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bütün şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. Siz çok değerli kardeşlerimi Allah’a emanet ediyor, daha güzel günlerde buluşmayı diliyorum."
 
 
Daha sonra 15 Temmuz belgeseli, şehit Ömer HALİSDEMİR anısına sunum ve 15 Temmuz Hakkâri gecesi sunumunun yapıldığı programda İl Müftülüğünde görevli imamlar tarafından ilahiler seslendirildi.
 
 
Valiliğimiz tarafında düzenlenen 15 Temmuz Fotoğraf Sergisinin gezilmesinin ardından gece saat 00.13’te İl Müftülüğümüz tarafından tüm camilerde sela okundu.
 
 
Daha sonra İl Müftüsü Faruk GÜRBÜZ tarafından şehitlerimiz için dua yapıldı.
 
 
 Ardından gece saat 03.00’da Valimiz Sayın Cüneyit Orhan TOPRAK, protokol üyeleri ve vatandaşlarımız Hacı Sait Camii’ne giderek şehitlerimiz için dua yaparak sabah namazını birlikte kıldılar.
 
 
Program sabah namazı sonrasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından protokol üyeleri ve vatandaşlarımıza yapılan çorba ikramı ile sona erdi. 
 

Sonraki Sayfa: Bakanımız Kaya'nın 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Mesajı